Atlı cirit sporu Orta Asya’dan günümüze kadar Türklerin yüzyıllardan beri oynadıkları ata sporudur. Türklerin ezeli sporu olan atlı cirit sporu gerek halk tarafından gerekse devlet erkânı tarafından benimsenen bir spor olmuştur. Öyle ki Anadolu Selçuklu Devleti hükümdarı Alâeddin Keykubad’ın atlı ciridi çok sevdiği bilinmektedir. Dahası Osmanlı Padişahı Osman Gazinin Bursa’yı fethettikten sonraki ilk işi Balıkçı gölü ve Açılar Meydanı arasındaki yeri cirit oynama olarak vakfetmek olmuştur. Ayrıca Osmanlı padişahı Fatih Sultan Mehmet’in bir fermanında İstanbul Ok Meydanı’nı Atlı Cirit oyunu etkinliklerine ayırdığı ifade edilebilir. Tüm bunların ötesinde Osmanlı da çok sevilip oynanan Atlı ciridi Padişahlar yabancı elçilere izletmekten onur ve gurur duymuşlardır. Cirit oyununda yaralananlar hatta ölenler olmasına rağmen bu sporun halk tarından da oynandığı dolayısıyla da günümüze kadar geldiği ifade edilebilir.

Atlı cirit sporu çevgen oyununa benzeyen bir Türk sporudur. Atlı cirit oyununun oynaması için geniş ve düz bir alan, cirit sopası, dayanıklı bir at ve çevgen gereklidir. Altışar, sekizer ya da on ikişer dizilen iki takımın birbirleri ile çekiştiği bu oyun en az 40 en fazla 120 metre genişliğinde bir alanda oynanmaktadır (Kurt vd., 2017). Tüm cirit müsabakalarında 7 hakem (1 oyunun başhakemi, 1 yazı başhakemi, 2 yazı, 1 orta saha, 2 yan çizgi hakemi) görev yapmaktadır. Atlı cirit sporu 35 dakikalık 2 devreden toplamda 70 dakikalık sürede oynanmaktadır. Her müsabakanın sonunda galip gelen takıma 3, müsabaka süresi tamamlanarak mağlup olan takıma 1, hükmen yenik sayılan takıma ise 0 puan verilmektedir. Ayrıca, bu oyunda asıl amaç olabildiğince fazla cirit isabet ettirmektir. Cirit oyununu diğer oyunlar ya da sporlardan ayıran en dikkat çeken kuralı rakibe yaklaşan ya da onu sıkıştıran bir sporcunun rakibe cirit atmaması ve de bunun neticesinde sporcuların birbirlerine kin tutmamasıdır. Fairplay kavramının gün geçtikçe daha fazla önem kazandığı son yıllarda, söz konusu hareketin fairplay kavramının daha fazla kabul görmesi, yaygınlaşması ve benimsenmesine de katkı sağladığı söylenebilir.

Türkiye’de sadece 11 ilde organize edilmekte olan atlı cirit sporu özellikle Erzurum, Erzincan, Uşak, Bayburt, Ankara, Manisa ve Kars bölgelerinde oynandığı söylenebilir. Ayrıca bu oyun yurt dışında İran, Afganistan ve Türkistan Türkleri ve Türklerin yaşadığı diğer Asya yörelerinde oynanmakta ve söz konusu gelenek bu nedenle kaim kılınmaktadır.